NBA 2015-2016 Sezonu Doğu Konferansı Öngörünümü

NBA-Eastern

Atlanta Hawks
Takımın koçu Mike Budenholzer artık aynı zamanda takımın basketboldan sorumlu başkanı da oldu. Son 2 sezonda ligin Spurs’ten sonra en çok top paylaşıp süreyi en iyi kullanan takımı olan Atlanta Hawks bu sezon bir adım daha ileriye gitmeye niyetli. Geçen sezon NBA Allstar hafta sonuna 4 oyuncu veren Atlanta yeni gelen Splitter ile boyalı alanda çok iyi bir yedek uzuna kavuşurken New York Knicks’in dağınık görüntüsünde yine dağınık gözüken Tim Hardaway Jr ile yine yedekten gelecek iyi bir skorere sahip oldu. Yedek demişken Schröder’in Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda izlediğimiz gibi daha da artan bir kalitesi var. Atlanta Hawks, Teague, Sefolosha, Korver, Millsap ve Horford ile çok iyi bir ilk beş kadroya sahipken daha da iyi bir yedek kadroya kavuştu. Tam bir yıldız oyuncu olmaması maçın sıkıştığı anlarda ortaya çıkacak güvenilecek birisinin eksikliğini hissettiriyor, ribaund sorunu da takımı birçok maçta arkaya düşüren en büyük nedenlerden, takım olarak iyiler ama bu ufak eksiklikler nedeniyle NBA finali oynamaktan uzak kalabilirler, en fazla konferans finali muhtemeldir.  DeMarre Carroll’in gidişi çok zarar vermez ve bence Atlanta Hawks doğuda ilk 4 sıraya yerleşecektir.

Boston Celtics
Gençleşmeye giden, yani yeni bir Celtics yaratmaya çalışan Boston şehrinin NBA temsilcisi bu sezona da ufak rötuşlarla başlamakta. Marcus Smart, Bradley, Evan Turner ve Isaiah Thomas gibi çok iyi kısalara sahip olan yeşiller aynı zamanda henüz potansiyelinin tamamını gösterememiş Crowder ile desteklenmekte, boyalı alanda da Sullinger, Zeller ve Olynyk bu sezon daha dominant olacaklarının ipuçlarını vermekte. Takıma katılan David Lee de tecrübesiyle katkı yapacaktır şüphesiz, Amir Johnson da sert ve savunmacı oyunuyla takımın direncini arttıracak. Çok çeşitli ve geniş bir kadroya sahip olan Boston Celtics’te bu sezon bol bol rotasyon göreceğiz gibi duruyor. Takımda tecrübeli isimler olsa da kadrodaki 11 oyuncu 1990 sonrasında doğmuş, bu kadro bu sezon değil ama Brad Stevens koçluğunda önümüzdeki 2-3 sezon içinde önce playoff ve daha sonra konferans finalini zorlayabilir. Son 2 sezonda oluşturulmaya çalışılan yeni yapı ve bu sezonki kadro süprizlere açık olsa da ya bu takımdan çıkacak bir yıldız gerekiyor ya da takıma katacakları havayı yükseğe çıkaracak bir isim lazım, güzel takım ama şu an yetersiz her ne kadar umut verse de. Yine de playoff zorlayabilecek bir potansiyelleri var.

Brooklyn Nets
Parayla saadet olmadığını öğrendiler kısa sürede. Bu sezonki kadroda fazlasıyla değişikliğe gittiler. Temel olarak Joe Johnson, Jarret Jack, Thaddeus Young ve Brook Lopez kaldı, Bogdanovic duruyor ama süresini yukarıya çekmesi kendisini geliştirmisine bağlı. Takıma yeni katılanlardan Bargnani en umut verici isim ama bütün bu kadroya baktığımızda savunma açısından zaafları olduğunu görüyoruz. Bargnanı hiç iyi bir savunmacı olamadı ve Brook Lopez’in de savunması değil hücumu gelişiyor. Çok sayı yemiyorlar ama o da süreyi uzun süre kullandıklarından hücumda ağır kalıyorlar. Koç Lionel Hollins’in en önemli özelliği de zaten sakin oyun oynatan, tempoyu çok yukarılara çıkarmayan bir çalıştırıcı olması. Nets maalesef yüksek paralarla yüksek başarılar elde edemedi ve şu anda ufak tefek dokunuşlarla yapı değiştiriyorlar. Ancak hiç de heyecan verici bir görüntüde değiller. Çok umut verici derinlikte kadroları yok, oyuncuların her maç üst seviye olması gerekiyor ki playoff zorlasınlar ama zor gözüküyor.

Charlotte Hornets
Sezon başlamadan büyük ölçüde sezonu kapatan Michael Kidd-Gilchrist’in yokluğuyla morali bozulan Charlotte takımının yine de mevcut kadrosu geçen sezonki hayal kırıklığını kapatacak güçte. Jeremy Lin’i katarak olumlu bir takım oyuncusu kazandılar, Thunder’da aldığı kısa sürelerde iyi işler yapan ancak bu kısa süreler yüzünden kalitesini tam gösteremeyen Jeremy Lamb ile kaliteyi arttıran Hornets’in elinde Kemba Walker ve Al Jefferson gibi isimlerin de olduğunu unutmamalı. Batum’un takıma katılması savunma için daha da sağlam bir tuğla demek. Hawes’i katılımıyla boyalı alandaki tehdit opsiyonlarını arttırmış oldular. Hadi savunma direnci için bir ismin daha katıldığını söyleyelim Toronto’dan Hansbrough. Bütün bu oyuncular defansı öyle ya da böyle, hatta oldukça iyi yapmaktalar ama bütün bu oyuncuların toplamından ofansif bir takım çıkaramazsa Charlotte şimdiki rüyalarını yine kabusa dönüştürmek zorunda kalacak. Takımın sahibi Michael Jordan 52 yaşındaki haliyle şortunu, atletini ve Air Jordan ayakkabılarını giyip sahaya çıksa en azından 15 sayılık bir ortalama tutturur maç başına. Bu kadronun da Al Jefferson ve Kemba Walker’dan sonra en çok aradığı isim 15 sayı üzerinde ortalama yapacak oyuncular. Sayı atmadan maç kazanılmıyor, bunu düzeltirse Charlotte playoff görür.

Chicago Bulls
Derrick Rose’un ameliyat olması ve sezon başını büyük ölçüde kaçıracak gibi durması Bulls’u yine eksik kılıyor ve yine Rose sakat ve yine Rose tam formunda değil ve Chicago yine bu nedenle gücünde eksiklik yaşıyor ve yine aynı hikayeyi okuyoruz son sezonlarda boğalarda. Takımın yeni koçu Fred Hoiberg çaylak sezonunu yaşayacak NBA parkelerinde. Oyuncu olarak çok değişmeyen takımın havasını değiştirmek koç değişkliğiyle iyi gelebilir ama geçen sezonki takımın da 50 maçın üzerinde kazandığını unutmayalım. Oyunculardan Jimmy Butler bu sezon daha da çok sorumluluk alabilecek, Gasol ve Noah boyalı alanı oldukça korkutacak, Taj Gibson yine yedekten gelip destek verecek. Doğuda ilk 4 sırada yer almaları yüksek ihtimal. Rose ve Noah, sezon boyu daha çok sağlıklı kalabilirse, birbirlerini çok iyi tanıyan oyuncular geçen sezonkine benzer bir Bulls izletebilirler bizlere.

MOKAPOTA SHOP - DİKKAT ÇEKENLER


Kavrulmuş Kahve

Etiyopya Djimmah

128,00 425,00 

Kavrulmuş Kahve

Peru Ecoforrest Cajamarca

152,00 505,00 

Kavrulmuş Kahve

Küba Serrano Lavado

169,00 562,00 

Cleveland Cavaliers
Kral hazretleri LeBron James’e sahip olan Cavs geçen sezon finalinde Golden State’e yenilmenin acısını bu sene şampiyon olarak çıkarmak istiyor. Shumpert’ın sezonun büyük bölümünü kaçıracak olması, Irving’in aralık ayına kadar oynamasının zor olması Cleveland’ı baştan biraz moralsiz kılmakta. Kevin Love’ın sezona ne kadar sağlıklı başlayacağı soru işareti. Takımın önemli oyuncularının revirlik olması takım olarak beraber olamamayı getiriyor ki bu da önemli oyunculara sahipken bu ayrılıkların takım olgusuna engel olmasının en büyük nedeni. Geçen sezon başındaki ilk 39 maçta 19 galibiyet alabilen Cavs zamanla David Blatt’ın oyunu ve oyuncuları arasındaki uyumda teraziyi dengeye koymaya başlayınca normal sezonda geri kalan 43 maçta 34 galibiyet almasını bildi. LeBron James’in katkılarını zaten anlatmaya gerek yok, onun yanındaki yan rollerde oynayalardan Mozgov kendisini bilen bir koçla çalışmanın rahatlığında çok önemli işler yaptı ve bu sezon tahminimce daha da ön plana çıkabilir. J.R. Smith çok iyi bir hücumcu ve hücum oyunlarında gözü kapalı güvenebileceğiniz bir isim, her ne kadar o güvenilen dağlara bazen kar yağdırsa da şapkadan tavşan çıkartma özelliği daha çok olan bir oyuncu. Mo Williams çok önemli bir guard yedeği ve guard demişken geçen sezon herkesin ağzına açık bırakan Dellavedova’yı da eklemeden olmaz. Doğu konferansı finalini görmeleri yüksek ihtimal. Zaten doğudaki bu kadrodan daha aşağısı beklenemez.

Detroit Pistons
Koç Stan Van Gundy istediği takımı ve sistemi bu sezon daha çok ortaya koyacaktır geçen sezona göre. Elinde güzel bir takım var. Reggie Jackson ve Brandon Jennings gibi iki point guard oyuncuya sahip olmak güzel bir lüks, eğer Jennings’in bencilliği biraz frenlenebilirse, oyuna katılımı daha çok sağlanabilirse istediği oyunu oynatmakta daha rahat olacak Van Gundy. Drummond, çok önemli bir uzun, iyi bir savunmacı değil ama o konuda kademe kat ederken sayıda ve ribaund alımında her maç double-double yapabilecek bir potansiyeli olan özel bir yetenek. Ersan’ın takıma gelmesi hücumun gerekli anlarında katkı sağlamak anlamına geldiği gibi savunmada da takımın kilit ismi olacak boyalı alan civarında ve Van Gundy bu tip oyuncuları çok sever. Rashard Lewis’in savunmacı özelliklerini nasıl kullandırdığını hatırlarız Orlando günlerinden. Takımın en heyecan verici oyuncularından biri 8. sıradan draft edilen Stanley Johnson. Henüz 19 yaşındaki small forward tek yıl geçirdiği üniversitede 13.8 sayı ve 6.5 ribaund ortalamasıyla oynadı. Lise yıllarından itibaren dikkat çeken Stanley Johnson atletik yapısıyla NBA parkelerine uyum sağlamakta zorlanmayacağı gibi aynı zamanda iyi bir savunmacı sayılabilir. Yeni nesil Kawhi Leonard ve Jimmy Butler gibi özelliklere sahip olup oyunun her iki yanını da oynayabilmekte. Detroit Pistons doğuda playoff görebilecek bir potansiyelle başlıyor sezona.

Indiana Pacers
Takım en önemli ribaund oyuncularını kaybetti, David West, Roy Hibbert ve Luis Scola. Bu 3 isim ribaund almanın yanıda boyalı alanda hem hücum hem de savunmada takımın bütün yükünü çekmekteydi ve bu bölgeyi Indiana Pacers komple değiştiriyor bu sezon. Bu 3 ismin yerini Jordan Hill, Ian Mahinmi ve Lavoy Allen alacak. İsim olarak eski üçlü yeni üçlüyü üçe katlar ama Frank Vogel’ın takım oyunu kurgusunda kendilerine düşen görevi yaparlarsa hiç de sırıtmadan takımda yer alabilirler. Lavoy Allen sanki var olan potansiyelini hiç sahaya sürecek süreleri alamadı ancak bu sezon bu fırsat eline geçecektir, kalıcı olmak isterse iyi kullanmalı ki Indiana şu anda sadece onun değil herkesin alacağı süreyi en iyi kullanmasına muhtaç. Paul George sezona sağlıklı başlayacak ve bir sezon aradan sonra onu izlemek heyecanlı olacaktır. Monta Ellis’in gelimi Indiana’nın en büyük sorunu olan hücuma isim olarak iyi bir çare ama Vogel’in takımının takım olma olgusuna en büyük darbeyi de Ellis’in egoizmi vurabilir. George Hill takımı iyi organize eden bir guard, Indiana sabırlı oynamayı seven bir takım, Ellis de buna uyarsa ve Rodey Stuckey hücumu özelliğini çift haneli sayılarla sergilerse Indiana playoff kovalayacaktır bütün sezon.

Miami Heat
Goran Dragic, Dwyane Wade, Luol Deng ve Chrish Bosh’un olduğu bir ilk beş oldukça heyecan verici. Bu dörtlünün yanına bir de Hassan Whiteside’ın geçen sezonki 11.8 sayı ve 10 ribaund ortlamalarını daha yükseğe çekme potansiyeli olduğunu eklersek Miami bu sezon doğuda ve sezon genelinde birçok takımın belalısı olmaya aday. Bu ilk beş eğer sağlıklı olur, sakatlıkları olmazsa, olur da uzun sürmezse Miami’nin playoff görmemesi sürpriz olur. Miami’nin sorunu şu anda yedekte oturan isimler. Gerald Green iyi bir yedek ama Amar’e’nin performansı son sezonlarda düşük ve sakatlık hep onunla gezmekte. Çaylak Justise Winslow bu dar kadroda kendisine oldukça süre bulacaktır. Mario Chalmers oyun içinde oyuna küsmezse Miami’nin oyunu hep iyi bir seviyede kalır. Savaşçı isimler Chris Andersen ve Udonis Haslem de devam ediyor. Aslında yedekleri de sayınca o kadar kötü gözükmüyorlar, sadece ilk beş çıkabilecek güvenilen yedek isimler değiller. Miami playoff görür, sonrasıysa sağlıklarını ve yaştan gelen fiziksel güçlerini ekonomik kullanmalarına bağlı kalacak.

Milwaukee Bucks
Bucks, takım adına ciddi ve profesyonel işlere imza atarak yeni sezona başlıyor. Yeni salon için ayrılan 550 milyon dolarlık bütçe ve takıma uzun vadede katkı sağlayacak genç yeteneklerin eklenmesi önemli adımlar. Jason Kidd geçen sezon güzel bir takım yarattı, izlemekten keyif alırken mücadeleyi de bırakmayan bir görüntü verdiler ve playofflara da 6. sıradan kalmasını bildiler. Bu sezona da önemli isimleri katarak başlıyorlar, Greg Monroe boyalı alan için iyi bir kuvvet olacak, Greivis Vasquez oyuna girdiği anlarda hiç de kötü işler yapmayan, adı çok konuşulmasa da önemli bir yedek point guard oyuncusu olarak katkı sağlayacak, O.J. Mayo artık olgun kararlar alarak bencillikten çok takım için çalışmaya geçen sezon olduğu gibi bu sezon da devam edecek. Bu isimlerin önünde de Giannis Antetokounmpo gibi fazlasıyla iyi işler yapan bir yetenek, Michael Carter-Williams gibi oyunu çok iyi bilen, çok yetenkli bir guard var. 4 yıl için 44 milyon dolarlık sözleşme yenilenen John Henson geçen sezon çok ön plana çıkamadı ama bu yeni imzayla kendisinden büyük işler beklendiğini bizlere gösterdi. Jabari Parker geçen sezona müthiş başlamıştı ama sakatlığı hala ona engel, erken iyileşirse oyunda olduğu her an katkı olacaktır. Heyecan verici ve yine izlemekten keyif alacağımız bir takım olacak Bucks. Genç olmaları en büyük handikapları, mücadele etmeleri açısından iyi ama oyunun kırılma anlarında tecrübe eksikleri maç sonuçlarına etki edecek. Playoff görmeleri çok yüksek ihtimal.

New York Knicks
Geçen sezon Phil Jackson’ın basketbol başkanı olmasiyla değişikliklere başlayan New York Knicks geçen sezonu 17 galibiyet ve 65 mağlubiyetle tarihinin en kötü performasıyla tamamladıktan sonra bunda daha kötüsü olmaz diyerek köklü değişimlere başladılar. Carmelo Anthony etrafında bir takım kurmakta olan Knicks oyunu iyi okuyan Calderon ile hücum organizasyolarını daha etkin hale getirebilir, Afflalo’nun hücum gücünden de bol sayılar bulabilir. Robin Lopez’in savunmacı ve ribaund alıcı kimliğini kullanmak isteyen Knicks draft gecesi 4. sıradan Kristaps Porzingis’i kadroya katarak potanın civarını güçlü kılmak istiyor. Derrick Williams da fazlaca göremediğimiz yeteneklerini ortaya koyması için iyi bir fırsat yakaladı yeni takımında. Derek Fisher’in yöneteceği takım Phil Jackson’ın dediği gibi hemen düzelemez, geçen sezondan iyi olacaklardır ama playoff bu sezon yakın durmuyor.

Orlando Magic
Yetenekli, kaliteli ve önleri oldukça açık genç isimleri var. Bu isimlerin birlikte olup takım olmaları, kişisel yeteneklerini takımın kazanması için ortaya koymaları ve savunma dirençlerini arttırmaları halinde Orlando geçen sezonki 25 galibiyetinin üzerine rahatça çıkabilir, 35 dahi bulabilir. Bu elbette playoff için yetmez ama Oladipo, Peyton,Gordon,  Harris ve Vucevic çok sağlam bir ilk beş. Yedekten gelecek olan C.J. Watson tam olması gerektiği gibi bir yedek point guard, Fournier oyunda olduğu anda her zaman iyi bir hücumcu ki bu sezon ilk beş çıktığı maçlar olacaktır yine, Channing Frye da kalıplı ve savunmacı bir uzun olmasa da rakip uzunların savunmaktan çekindiği atletik ve şütor bir pivot. Potansiyelleri var, genç oyuncular yetenekli ve Oladipo başta olmak üzere yıldız adayları da var ancak savunma yok bu takımda. Bu önlerindeki en büyük engel.

Philadelphia 76ers
Son sezonlarda olduğu gibi bu sezona da değişimlerle, geleceğe yatırımlarla başlıyorlar. Geçen sezonu New York’un çok kötü olması sayesinde doğuda en son sıranın bir üstünde bitirdiler ama bu sezon için yine dibin en büyük adayılar. Sadece doğunun değil sezonun da en kötü takımlarından biri görüntüsü veriyorlar sezon öncesi. Kötü oyuncuları yok ama bu oyuncuların bir arada nasıl oynayacağı en büyük soru işareti. Takımın yıldız potansiyeli en büyük oyuncusu ve hatta şu anda takımın en ön plandaki oyuncusu 21 yaşındaki Nerlens Noel. Onun yanına boyalı alanda bu sezon draft gecesi birinci sıradan seçilmesi beklenen ama ilk iki sıradan seçilmeyince Philly’nin tereddüt etmeden kadroya kattığı Jahlil Okafor olacak. Okafor boyalı alanı hücumda çok iyi kullanan bir uzun. Noel ile bu alanda rakiplerin zayıf boyalı alan savunması olanlarını oldukça zorlayacaklardır. Bu iki isme bir de sakatlıktan iyileşecek olan çok iyi hücumcu Tony Wroten’ı ekleyebiliriz. Ama başka çok da dikkat çeken isim yok. İsim var Gerald Wallace ama o şu anda sadece ismiyle var, kaybetmeye oynanan maçlarda kazandıran bir isim değil, tecrübe katacak doğru ama o kadar. Geçen sezon maç başına 101 sayı yiyen takım bu sezon da şimdiden çok yemeye aday ve bu da maç kazanımını oldukça zorlaştıracak.

Toronto Raptors
Geçen sezonu doğuda 4. bitiren Toronto’da bu sezon hafif değişiklikler var. Savunmanın önemli ismi Amir Johnson ayrıldı, iyi bir yedek Tyler Hansbrough ayrıldı ancak DeMarre Carroll gibi iyi bir savunmacı, Luis Scola gibi iyi bir boyalı alan hücumcusu, iki sezon önce draft gecesi birinci sıradan seçilen Anthony Bennett katıldı. Bennett henüz drafttan birinci seçilmenin ağırlığında bir oyun oynamadı, sakatlıklar etkiledi ama sahadayken de çok verimli işler yapmadı ve yavaş yavaş en kötü birinci sıradan draft seçilen oyuncular arasında yer almaya doğru ilerliyor ama bu sezon doğduğu şehrin ve ülkenin takımına geçerek kendisini ispatlaması için bir fırsatı var. Toronto’da DeRozan, Lowry, Terrence Ross ve Valanciunas birbirlerini çok iyi bilen isimler. Toronto geçen sezon nasılsa bu sezon da ona benzer bir form gösterecektir.

Washington Wizards
John Wall, Bradley Beal, Otto Porter, Nene, Marcin Gortat. Bu beş çok iyi bir beş, bu beş neredeyse her maçta maça ortak olan, öne geçen, geriye düşmeyecek bir beş. Bu beş iyi ama ilk sorun bu beşteki oyuncular sağlıklarını ne kadar koruyabilecek, Nene başta olmak üzere zaman zaman Beal’in da sakatlanma potansiyeli var. Lig devam ettikçe, maçlar oynandıkça, yolculuklar çoğaldıkça bir iki iyi isimle takviye etmedikleri için pişman olabilirler. Paul Pierce, Rasual Butler, Will Bynum ve Kevin Seraphin oynadıklarında iş yapan oyunculardı ve bu sezon gelen Alan Anderson, Dudley, Gary Neal ve Kelly Oubre bu açıkları bir yere kadar doldurabilir. Playoff görmeleri doğal ama olur da dışında kalırlarsa çok da büyük sürpriz olmaz.

twitter.com/cnrdzh

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

error: Content is protected !!