Kahvede asidite, gövde, aroma ve tat . Son 4-5 yılda 3. Nesil kahveciliğin de parlamasıyla sıkça duymaya başladık bu terimleri. Çok dallanıp budaklandırmadan tarif etmeye çalışacağım.

Yazıyı okurken yazarın sizin için hazırladığı playlist’i dinleyebilirsiniz

Kahve Gövdesi ya da Gövdeli Kahve Nedir?

Gövde tanımını kısaca damağınızda tortu tadı bırakma miktarı gibi özetleyebilirim. Kırmızı şarap içtiyseniz o ilk yudumda damağınızda kalan pütür pütür tat hissine yakın bir şey aslında. Bu tat yoğunluğu ne kadar fazlaysa kahve o kadar gövdelidir diyebiliriz. Düşük gövdeli kahve ise damağınızdan su gibi iz bırakmadan geçer. Hangisi makbuldür diye soracak olursanız; siz hangisini seviyorsanız o derim. Bu bir kalite parametresi değil tadım parametresi, dolayısıyla şöylesi iyi, böylesi kötü demek doğru olmaz.

Gövdeyi etkileyen bir unsur da öğütme inceliği. İnce öğütülmüş kahve daha fazla yüzeyde su ile buluştuğu için gövde yükselir. Yine kahve uzun süre su ile buluştuğunda da gövde yükselir. Bu nedenle eğer evde yaptığınız kahve size yüksek gövdeli geliyorsa öğütmenizi biraz kalınlaştırmanızı tavsiye ederim.

Kahvede Asidite Nedir?

Yahu o nedir kola mı ki asidi olsun demeyin. Burada bahsettiğimiz dilin arka yan tarafları ile alınan “ekşilik” tadı. Ama öyle limon ekşisi gibi sert değil bu. Hani az ekşi elma yersiniz de damağınızda nefis bir lezzet bırakır ya işte ona benzer bir ekşilik bu.

Asidite kahve kavurma derecesi arttıkça azalan bir tat. Dolayısıyla standart espressolarda bu tadı almazsınız. Ama nitelikli kahvelerle yapılan espressoda, kavurma derecesi düşük olduğu için çok güzel meyvemsi ekşi bir tat alırsınız ki bunu ben oldukça beğenirim. Ancak burda ince bir çizgi var, olması gerektiğinden az kavrulan kahvede ise asidite iyice artar ve kahve değil de daha çok meyve çayı içiyor gibi hissedersiniz.

- MOKAPOTA ÖNERİYOR -

Kahve Aroması Nedir?

Aroma aslında bu terimler içinde anlaşılması en basit olanı diyebilirim. Kahvenizi öğüttüğünüzde ortaya çıkan koku aromanın bir yarısıdır. Diğer yarısını farketmek için ise kahvenizi fincana aldıktan sonra 10-15 sn kadar bekleyin. Burnunuzu fincana iyice yaklaştırıp koklayın burada aldığınız kokuda hissettiklerini tadacağınız kahvenin aromasıdır.

Tatları Kahvede Hissetmek İçin Nasıl içmeli?

Bunun için güzel bir yöntem var. Bu yöntem profesyonel kahve tadımlarında (cuping) kahvenin tatlarını daha rahat ayrıştırmak için kullanılıyor. Püf noktası ise hava. Hani soğuk bir günde ocaktan yeni alınmış çayı şöyle bir höpürdeterek içersiniz ya. Tastamam böyle bir yudum alın. Bu kahvedeki tatları daha fazla almanızı sağlayacaktır.

Yahu durduk yere görgü kurallarını çiğnetme bize demeyin. Tadı en iyi hissetme yöntemi bu. Höpürdettiğinizde kahve hava ile karışıyor ve bu da tatları daha net ayrıştırmanızı sağlıyor. Bir sonraki yudumunuzda da höpürdettiğiniz kahveyi ağzınızın suyunu geri çeker gibi yaparak (ya vallahi yöntem bu, dalga geçmiyorum :) ) hava ile birlikte dilinizin yan çeperlerine gönderin. Bu adımda daha farklı ve asidik tatları alacaksınız. Tabi bütün kahveyi böyle içerseniz etrafınızdan “dayak yeme” ihtimaliniz yükselir o nedenle ilk bir iki yudumda bu tadım size kahve hakkında fikir vermeye yetecektir.

Bir küçük not daha kahveyi aşırı sıcakken tatmayın ısı tatların bir çoğunu gölgeler, aynı şey soğuk için de geçerlidir bunu ihmal etmeyin..

Şimdi yeteri kadar ağzınız sulandıysa gidin bir kahve daha koyun, ruhunuzu dindirin.  

Tat kanunla kontrol edilemez.
Thomas Jefferson

Bir sorunuz varsa daha önce cevaplanmış olabilir. Bilgisayarınızda F3 tuşu ile veya telefonunuzda sayfada ara özelliğini kullanarak arama yapabilirsiniz.