Drazen Petrovic – İmkansız

Drazen Petrovic’in talihsiz bir kaza sonrası (talihli bir kaza var mıdır bilinmez) hayatına veda etmesi sanki Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” kitabında anlattığı arka arkaya oluşabilecek olasılıkların hepsinin gerçekleşmesi gibi.


Bir basketbol oyuncusu yazısı yazılacaksa akla ilk gelenlerden biri Michael Jordan olur şüphesiz. Sonrasında Kobe Bryant ve LeBron James gelebilir bugünün popülerliğinde. Ama mesela Allen Iverson yazısı aslında daha çok hikaye barındırabilecek bir çeşitliliğe sahip olabilir.

Hepsinin ötesinde Magic Johnson’ın hem parkede hem de parke dışında yaşadıklarını, yaşam savaşını anlatacak roman kurgusu ötesindeki bir hayatı vardır. Wilt Chamberlain’in ırkçılığın yoğun yıllarında siyah bir basketbolcu olarak nasıl popüler olduğunu, beyaz kadınlar tarafından nasıl sevildiğini anlatan çok renkli bir hikaye de çıkar ortaya.

Hayranı olduğum Dr. J’in pota altından süzülerek yaptığı ve Magic Johnson’ın “Hayatımda gördüğüm en güzel hareketti” dediği “Baseline move” adı konulan hareketini ve yine Dr.J’in -bir çok kişinin- Michael Jordan’dan gördüğü serbest atış çizgisinden sıçrayarak yapılan smacı keşfeden ve hareketin orijinalliğine sahip olmasını türlü türlü anlatan dizeler oluşturulabilir. Bunların hepsi oldukça keyifli hikayelerdir. Ama Drazen Petrovic!in hikayesi imkansızın tarifidir.

Drazen Petrovic 02 Drazen Petrovic 011993 yılında, kasvetli bir New York gününde New Jersey Nets kulübünün Willis Reed ofisinin sekreterlik telefonu çalar. Telefonun karşı tarafında İngilizceyi oldukça aksanlı konuşan bir bayan, Drazen Petrovic’e ulaşıp onunla tanışmak istediğini anlatır. Kendisine, kişisel adres ve telefon numaralarının verilmediği söylendikten sonra genç bayan telefon numarasını bırakır.


Genç bayanın oldukça yalvaran, istekli ve heyecanlı oluşu sonrası kulübün sekreteri hiç yapmadığı bir işi yaparak Drazen Petrovic’e arayan kişinin telefon numarasını verir. Bu duruma şaşıran Petrovic ne yapması gerektiği hakkında akıl hocası ve her anı beraber geçirdiği en yakın arkadaşı Mario Miocic’e durumu iletir. ”Beni bir kız aramış, Hırvat mı, Alman mı bilmiyorum, adı Klara Szalantzy”der.

Ertesi gün Petrovic kızı arar. Kızın bir arkadaşıyla beraber iki günlüğüne New York’ta olduğunu öğrenir. Onlara o geceki maç için iki kişilik yer ayarlayacağını söyler. Ardından Miocic’i arayan Petrovic, iki kız arkadaşın geleceğini, onların nereye oturacağını ve gidip tanışmasını, iyi niyetlilerse kendisine söylemesini rica eder.

Maç bitince iki bayanla beraber Petrovic ve Miocic o dönem New Jersey basketbolcularının her maçtan sonra gittikleri Houlihan’s Restaurant’a giderler. Gece boyunca Petrovic ve Klara yakınlaşırken masadaki Miocic’te hep tedirginlik hakimdir.

Amerika’ya iki günlüğüne arkadaşıyla gelen Klara ülkede kalmasını bir hafta uzatır ve arkadaşıyla Almanya’ya dönmez. Bu bir haftayı beraber geçiren Petrovic ve Klara, Klara’nın Amerika’dan ayrılmasından sonra da saatlerini telefonda birbirleriyle konuşarak geçirirler. Ve aralarında arkadaşlıktan, sevgiliye dönüşen bir ilişki başlar.

NBA 1993 yılı playofflarında Drazen Petrovic takımı New Jersey Nets’le ilk turda Cleveland Cavaliers’a elenir ve bu elenmeden sonra Drazen “NBA benim için bitmiştir, NBA’de daha fazla ispatlayacağım bir şey kalmadı” der. Yunanistan’dan iki takımın kendisine 3 yıllığına 7.5 milyon dolar teklif ettiği konuşulur.

Bu iki takımdan birisi olan Panathinaikos’un o dönemki sahibi Pavlos Giannakopoulos daha sonra yaptığı açıklamalarda “Ben dedikodulardaki gibi Drazen’a 3 yıllığına 7.5 milyon dolar önermedim. Ben Drazen’a oynamak istediği süreyi ve parayı kendisinin dolduracağı boş sözleşme önerdim” diyerek Petrovic’i almak için hiçbir şeyden kaçınmadığını belirtmiş olur.

7 Haziran 1993 günü Hırvatistan Basketbol Milli Takımı 1993 Avrupa Basketbol Şampiyonasına hazırlık olarak Almanya’da oynadığı maçları tamamladıktan sonra Zagreb’ e uçmadan önce uçakta yerini alan takımdan bir kişi eksiktir. Uçağa binmediği ve havalimanında dahi olmadığı yapılan anonslardan sonra anlaşılan Drazen Petrovic, Hırvatistan’a uçakla değil de “alternatif yollarla” döneceğini kafilede yer alan ve son anda uçağa yetişen kardeşi Aleksandar Petrovic’e söylemiştir.

Bu “alternatif yol” Petrovic’in Münih’ten arabayla Frankfurt’a giderek oradan uçmasıdır. Arabayı kullanacak kişi de Klara Szalantzy’dir.

Drazen Petrovic - imkansizDrazan Petrovic ve Klara önce Münih’te zaman geçirirler ve ertesi gün yanlarına Almanya doğumlu Türk olan ve basketbol eğitimini Amerika’da alıp Galatasaray’da oynamış ve Türkiye’de “En değerli oyucu” seçilmiş milli oyuncu Hilal Edebal’ı da alırlar. Sürücü koltuğunda Klara Szalantzy, yanında Drazen Petrovic ve arka koltukta Hilal Edebal’ın olduğu kırmızı renkli Volkswagen Golf, yağmurlu bir yaz gününde Münih’ten Frankfurt’a doğru hızlıca yol almaktadır.

Almanya’da şehir içinde arabayla hız yapmak limiti oldukça düşüktür ve belirli hızın üstüne çıkamazsınız, eğer çıkarsanız kanun ve cezalar da sizin karşınıza çıkar anında. Ancak Alman otobanlarında hiçbir hız sınırı yoktur ve şehir sınırına girmediğiniz sürece istediğiniz hızla arabanızı sürebilirsiniz. Klara’nın sürdüğü arabanın daha sonra Hilal’ın anlatımlarına göre hızı 180 km’yi dahi bulmuştur.

Aynı otobanda Hollanda’dan gelmekte olan ve benzin taşıyan bir tırın şoförü yağmur sonrası kayganlaşan yolda direksiyon hakimiyetini kaybeder. Yolun her iki tarafındaki bariyerlere çarpan tır otobanın 3 şeridini de kapatacak şekilde stop eder.

Tırı tekrar çalıştıramayan tırın şoförü aracından hemen iner. Sislenmeye başlayan havanın içinde ellerini sallayarak kendisine doğru gelmeye çalışan arabaları durdurmaya çalışır. Çünkü otobanın her 3 şeridinin de kapanması ve görüş mesafesinin yağmur ve sisle azalması gelebilecek herhangi bir arabanın tıra çarpması anlamına gelmektedir. Bu esnada tıra 180 km hızla bir kırmızı Volkswagen Golf süratle yaklaşır.

Tırın yolun tamamını kaplamış bir halde durduğunu gören Klara, panikle karışık olarak hem frenlere basar, hem de direksiyonu kontrol edemez iyice kayganlaşmış zemin üzerinde. Bu esnada kendisine kıvrılarak çarpışmadan mümkün olduğunca kendisini kurtarmak ister. Hilal ise arka koltukta kendisini iki ay komaya sokacak ve basketboldan ömür boyu uzaklaştıracak saniyeler yaşar.

Drazen Petrovic ise kaza anında uyumaktadır. Kaza olduğu anda arabanın ön camından fırlayarak kafasını sertçe çarpması sonucu olay yerinde hayatını kaybeder. Yani geçici uyku durumundan hiç uyanmadan ebedi uyku durumuna geçer. Petrovic’in olay anında sol kolunda taşıdığı altın saati tam hayatını kaybettiği zamanda, akşam 5.20’yi gösterirken durmuştur.

Drazen Petrovic 03

Kaza anında 23 yaşında olan Hilal Edebal iki ay komada kaldıktan sonra hafızasının bir bölümünü kaybetmiş olarak uyanır. Doktorların “Birkaç yıl içerisinde hafızana kavuşacaksın” demesine rağmen bir yıl sonra ailesiyle yaşadığı evlerinin 17. katından intihar etmek ister. Hilal o an için “Kendimi öldürmek istemiyordum, rüyada olduğumu sanıyordum ve atlayarak uyanmayı düşünüyordum” demiştir. Hilal doktorların dediği gibi birkaç yıl içerisinde hafızasına tamamen kavuşur ve şu anda İstanbul’da bir seyahat acentasında çalışmaktadır.

Kaza günü 23 yaşında olan, arabanın sürücüsü Klara Szalantzy hem basketbol hem de modellik kariyerini beraber yürütmekteydi. Kazayı ufak yaralarla atlatan Klara kazadan bir hafta sonra hastaneden kendi isteğiyle ayrılır. Kazayla ilgili kendisine sorulan bütün sorulara sadece “Hatırlamıyorum” cevabını verir.

2001 yılında Alman Futbol Milli Takımının forveti Olivier Bierhoff ile evlenen Klara, 1993 yılındaki kazadan sonra Drazen Petrovic’in hayranları tarafından ölüm tehditleri aldığı için yıllarca özel korumalarla yaşamak zorunda kalmıştır.

Drazen Petrovic, 2013 Avrupa Basketbol Şampiyonası’na katılan basketbolcular arasında yapılan ankette Avrupa’nın en iyi basketbolcusu seçilmiştir. Bugün de hala dünya basketbol tarihinin en iyi şutörlerinden birisi ve hatta en iyisi olarak gösterilmektedir.

Milan Kundera’nın “Varolmanın Dayanılmaz Hafifliği” isimli kitabında bir sonucun oluşması, öncesinde yaşanan ve birbirini tamamlayan bütün olayların sırasını bozmadan gerçekleşmesidir. New Jersey Nets sekreteri çalan telefonu açmasa, aldığı telefonu numarasını Drazen’a vermese; Drazen, Klara’yı aramasa; Klara, Drazen’in teklifini kabul etmese, New Jersey Nets, Cleveland Cavaliers’a elenmeyip yoluna devam ederek finallere çıksa, Drazen, Klara için milli takımı yalnız bırakmasa, yağmur yağmasa, tır, yolun 3 şeridini de kaplayacak şekilde durmasa, Drazen, kaza esnasında uyumasa, hatta belki de saati durmasa bugün bunu konuşuyor ve yazıyor olmazdık. Bütün bu olayların toplamı imkansız bir sonucu getirdi. Drazen Petrovic’in ölümünden sonra ertesi gün 8 Haziran’da Hırvat Sportske Novosti gazetesinin başlığıdır aynı zamanda “İmkansız”!

Drazen Petrovic 04


“Drazen karşısında oynamak benim için çok büyük bir heyecandı. Her karşı karşıya geldiğimiz anda Drazen her zaman agresif bir oyuncu olduğunu gösterirdi. Benden aşağıya kalır hiçbir yanı yoktu. Geçmişte harika bir rekabet yaşadık ve ne yazık ki bu rekabetin süresi çok kısaydı”.
Michael Jordan

Kahve kokusu eksilmeyen evde Magic Johnson ve Michael Jordan sayesinde basketbolda kaybolup her iki tadı hayatına katar. Kahvesini David Lynch’in dediği gibi “aysız bir gece kadar siyah” olarak içer. Kahve ve müzikle gününe başlar, basketbol haberlerini en önce okur. Kahve kokusuna sadece kitap kokusunu karıştırır, Tarkovsky, Dostoyevsky, Tchaikovsky ve Kandinsky vazgeçilmezleridir.

    avatar
      Subscribe  
    Bilgilendirme