Kevin Garnett: Bir Trash Talker Ayrılığı

“Ayrılık da sevdaya dahil” demiş Attila İlhan, sonunda illa ama bir şekilde ayrılığı olmakta her buluşmanın, her sevginin, her yaşanmışlığın. Basketbol sevdasını, beklenen ama hiç gelmeyecekmiş gibi gözüken ayrılık ile sonuçlandıran bir adama, Kevin Garnett’a dair.


Okurken yazarın bu yazıya özel hazırladığı çalma listesini dinleyebilirsiniz

South Carolina eyaletinin Mauldin kasabasındaki aynı isimli lisenin 1994 yılında lise öğrencileri arasında o ana kadar yaşanmış en büyük okul kavgası cereyan eder. Kavganın temelinde siyah ve beyaz öğrencilerin birbirlerine ırkçı söylemlerde bulunması yatar. Kavga o kadar büyür ki eyaletin mahkemelerine taşınır. O yaz 18 yaşında ve boyu 2.09m olan siyahi bir genç sadece bu görüntüsü yüzünden kavgayla hiç alakası olmamasına rağmen linç girişimi suçuyla iki siyahi gençle beraber tutuklanır. Yapılan mahkeme ve soruşturma sonucu yanlışlıkla tutuklandığı belli olan bu uzun boylu genç, okulunu terk edip lisenin son sınıfını başka bir eyalet olan Illinois’nın Chicago şehrindeki Farragut Academy’de okuyup basketbol oynar. Bu son yılında “Ülkenin en iyi lise basketbolcusu”seçilip mezun olduktan sonra NBA tarihinde liseden NBA’ye geçen ilk oyuncu olarak draft gecesi Minnesota Timberwolves tarafından 5. sıradan seçilir.

1995 yılında başlayan NBA kariyerini 21 yıl sonunda 23 Eylül 2016 günü bitirdiğini açıklayan Kevin Garnett, 15 defa All-Star seçilmesini 2008 yılında Boston Celtics ile yaşadığı şampiyonlukla taçlandırmış olup 2004 yılında ligin MVP’si seçilme gururunu da yaşamıştır. Minnesota Timberwolves ile başlayan kariyerini 12 sezon sonra Boston Celtics’e geçerek devam ettiren Garnett burada da 6 sezon geçirdikten sonra Brooklyn Nets yolunu tutar. Ancak burada artık hevesi, isteği, başarı yakalama isteği neredeyse kalmamıştır ve sadece işini yapmaktadır. Zaten 1.5 sezon sonra 2015 yılı Şubat ayında başladığı yere geri döner.

Kevin Garnett 02NBA parkelerine ilk adım attığında uzun boyunun yanında ince duran yapısı onu özellikle uzun süren sezonun çekişmeli maçlarında kendi pozisyonundaki kalın oyuncular karşısında zayıf kalacağını gösterir gibiydi. Ancak savunmada pozisyon alma, adım atma, hareket etme ve aslında belli etmediği gücü o kadar fazlaydı ki zaten bu yüzden 9 defa ligin en iyi defans takımına seçilirken 2008 yılında da ligi en iyi defans oyuncusu olmuştu. Daha henüz kariyerinin başında defanstaki kuşkuları ortadan kaldıran Kevin Garnett hücumda da top kontrolü, pas dağıtımı ve set oyunlarındaki başarısıyla her zaman kendisini göstermesini bilmiştir. Özellikle 2003-2004 sezonu Kevin Garnett’in kariyerinin bireysel olarak en önemli sezonudur. Normal sezonu 24.2 sayı, 13.9 ribaund, 5 asist, 2.2 blok ve 1.5 top çalma gibi muazzam ve inanılmaz istatistiklerle bitirmiş, MVP olmuş ve Timberwolves’un da sezonu 58 galibiyet ve 24 mağlubiyetle bitirmesini sağlamıştı. Batı konferansı finalinde çocukluğundaki favori takımı Lakers’a 4-2 yenilmeleri şampiyonluk hayallerinin yıkılması demekti bu enfes oyuncu için. Bu kadar iyi bir dönemden sonra gelen sezonda Minnesota Timberwolves’un playoff dahi görememesi Kevin Garnett’in şampiyonluk için başka bir takımı artık düşünmesine neden olmuştu. Parkeye çıkıp yine işinin en iyisini yapmaktaydı, bu oyunu seviyordu ve kaybetmekten nefret ediyordu. Ancak şampiyonluğun bu takımla gelemeyeceğini de çok iyi biliyordu. Böylece 2007-2008 sezonu için 21 numaralı formasını çıkarıp 7 oyuncu karşılığında takas edilip 5 numarayı sırtına geçirerek Boston Celtics’e Paul Pierce’in yanına giderken bu ikiliye Ray Allen da katılıyordu. Boston Celtics artık Larry Bird yıllarından sonra en iyi maçlarını çıkarırken, sezonu da 66 galibiyet ve 16 mağlubiyetle bitirirken, 32 yaşındaki Kevin Garnett ligin en iyi savunmacısı ödülünü alıyordu. Her şey yolunda gidiyordu ve bu gidişatın son noktası, NBA finalinde Phil Jackson’ın Lakers’ını 4-2 ile yenip şampiyon olarak konuyordu. 5 sezon daha Boston Celtics’te kalan Kevin Garnett 2013 yılında Jay Z ile popülerleşen Brooklyn Nets formasını üstüne geçirir. Forma numarası da artık 5 değil 2 oluyordu. 37 yaşında hala sahada hırsını kaybetmemişti Garnett. Ama hücum oyunlarında eskisi kadar hızlı değil ve savunmada da gücünü kaybediyordu. Yılların sonunda gelen vücut yorgunluğu artık kendisini göstermeye başlamıştı. Kafasında artık kariyerinin sonuna geldiğini kendisine söylüyordu. Bu, dışarıdan da gözüken bir durumdu. Ama Brooklyn formasıyla bırakamazdı, böyle bitmemeliydi. 19 Şubat 2015 günü Kevin Garnett’in Minnesota Timberwolves’a geri döneceği resmileşti ve 6 gün sonra Minnesota’da Washington Wizards karşısıda 21 numarayla sahada Kevin Garnett vardı. Yenilenen ve genç yıldız adaylarından kurulu olan Minnesota Timberwolves oyuncuları için Kevin Garnett’in sözleşmesinin bitişi olan 2016-2017 sezonu sonuna kadar abilik ve liderlik yapması planlanıyordu ama Kobe Bryant ve Tim Duncan’ın aynı sene bırakması sonrası zaten kafasında emeklilik olan 40 yaşındaki oyuncu yoluna son noktayı koymayı karar vermişti. Kalan bir senesi için 8 milyon doları da alacak olan Kevin Garnett böylece 21 sezonun sonunda sadece kulüp sözleşmelerinden kazandığı 330 milyon dolar ile NBA tarihinin en yüksek maaşı alan oyucusu olarak emekli oldu.

kg03Oynadığı bütün maçların her birinde saçsız başının üstünden başlayarak alnından yüzüne inen terinin olmadığı maçı yoktur. Kazanmak için bütün gücünü kullanan Kevin Garnett aynı zamanda ligin saha içindeki en aşağılayıcı yani trash talk konuşmalarını yapan oyuncularından biridir, belki de Michael Jordan’dan sonra zirvede gelmektedir. Joakım Noah’ın çaylak olduğu 2007 yılında Kevin Garnett bir anda Noah’a “Saçlarını bir kadın gibi mi tarıyorsun?” diye sorunca şaşırıp kalan Noah “Dostum KG, ben odamda senin posterinle büyüdüm” şeklinde cevap verir, Kevin Garnett ise “Çekil git başımdan çocuk” diyerek konuşmayı bitirmesine rağmen Noah daha sonra bu anın hayallerini yıktığını ve Kevin Garnett’ten nefret etmesine neden olduğunu belirtecektir.


2002 yılında Minnesota Timberwolves’un Phoenix Suns’ı konuk edeceği maç öncesi Kevin Garnett, “Maça gelecek olan ilk 10.000 kişiye benden bira, yaşları tutmayanlara ise soda” sözünü verir ve gerçekten de bu sözünü tutarak 5 dolara satılan içecekleri satın alarak kulübünün kasasına 50.000 dolar bırakır. Kevin Garnett’in bira sevdasının başka bir boyutu da vardır.  ABD’de eğer yaşınız 21 altında ise marketten bira alamazsınız ve barda da size servis edilmez. O yüzden 21 yaş altındaki gençler market önlerinde bekleyerek yaşı büyük olanlardan bira almalarını rica ederek paralarını verir, karşılığında alınan 6lı, 12’li veya 18’li biralardan bir veya iki tanesi alana ikram edilerek içmeye başlanır. 19 yaşında NBA’ye adım atan Kevin Garnett bira içmek istediğinde o sezonlarda takımın abileri olan Spud Webb ve Terry Porter gibi isimlerden bira istemekteydi. 2015 yılında 39 yaşındayken Minnesota Timberwolves’a döndüğünde kendisi NBA’ye adım attığında dünyaya gelen 20 yaşındaki Zach LaVine ve Andrew Wiggins, soyunma odasına giren Kevin Garnett’ten kendilerine bira almasını ister ve eline para tutuştururlar. Kevin Garnett takıma abilik ve liderlik yapmak için dönmüştür ama genç oyuncuların ondan hemen bira istemelerine şaşırmıştır. Takımın diğer legal yaşıtlarından Kevin Martin, “Bu çocuklara bira almaktan bıktım, artık zamanımı onlara bira alarak geçirmek istemiyorum” derken Ricky Rubio ise “Bir gün evime çağırıp onlara sangria yaptım ama gecenin sonunda her ikisi de evimdeki en pahalı halimin üstüne kustular. Bir daha onlar büyümeden onlarla asla beraber içmeyeceğim” der. Kevin Garnett ise 20 yıl öncesini hatırlayarak “Elbette size bira alacağım, bana da aldılar, hatta size alırken kendime de alacağım, nasıl olsa basketbol için yaşlandım ve bira içmek şu an yapabildiğim en iyi iş, beraber içeceğiz çocuklar” diyerek parkeden önce parke dışında abilik yapmaya başlar.

Her maç öncesi konsantrasyonunu tamamlamak için potanın ayağına kafasını vuran Kevin Garnett’in artık NBA parkesinde olmayacak olması bir hırsın eksikliği olacak bu ligde. Ayrılık gelmiş, çalmış kapısını ve içeri girmiş sevdanın evine. Elinden tutup dışarı çıkarken “Ayrılık, ayrılık, aman ayrılık, her bir dertten ala yaman ayrılık” diye mırıldanır geriye bakanlar.

kg04

“Derler ki ‘’Ne kadar da çok çalışırsan çalış her zaman başka biri başka bir yerde senden daha çok çalışıyordur’’. O bahsettikleri ‘başkası’ kim biliyoru musun? Benim. Günün sonunda kendimizden ve yaptıklarımızda bizler sorumluyuz. Elimizde olmayan bir şey için hayal kırıklığına uğrayacağımıza elimizdekileri düzeltmeye çalışalım.’’
Kevin Garnett


twitter.com/cnrdzh

Kahve kokusu eksilmeyen evde Magic Johnson ve Michael Jordan sayesinde basketbolda kaybolup her iki tadı hayatına katar. Kahvesini David Lynch’in dediği gibi “aysız bir gece kadar siyah” olarak içer. Kahve ve müzikle gününe başlar, basketbol haberlerini en önce okur. Kahve kokusuna sadece kitap kokusunu karıştırır, Tarkovsky, Dostoyevsky, Tchaikovsky ve Kandinsky vazgeçilmezleridir.

    avatar
      Subscribe  
    Bilgilendirme