Sessiz Yıldız Ray Allen: “Bir Sonraki Şut”

“Bir sonraki şutunun basket olup olmaması Tanrı’nın umrunda değildir. Bir sonraki şutunun basket olması senin çok çalışmana bağlıdır ve bu Tanrı’nın işi değildir” der Ray Allen emekliliğini açıkladığı 1 Kasım 2016 gününde kendi 13 yaşındaki çocukluğuna yazdığı mektubunda.


Okurken yazarın bu yazıya özel hazırladığı çalma listesini dinleyebilirsiniz

ray allen cocukAsker bir babanın oğlu olarak Castle askeri hava üssünün bulunduğu California eyaletinin Merced kasabısında 1975 yılının 20 Temmuz gününde dünyaya gelir Ray Allen. Baba Walter askeri bütün teçhizatların teknisyenliğinden sorumludur. Anne Flora ise Arkansas’ta doğmuş ve gençliği pamuk toplamakla geçmiştir. Askeri bir aile olarak nerdeyse her üç senede bir sürekli başka bir yere taşınmak zorundadırlar.

Bu yer değiştirmelerin biri olan İngiltere’deki Saxmundham kentinde Ray Allen 7 yaşında basketbol ile tanışır. Basketbolun yanında futbol ve beyzbol da oynayan Ray Allen’ın özellikle küçücük yaşta beyzbol sopasıyla yaptığı başarılı vuruşlar sonrası onun iyi bir beyzbol oyuncusu olabileceği izlenimi uyandırmasına neden olur ama Ray Allen aslında beyzbolun durağanlığından fazlasıyla sıkılır. Onun için o yaşlarda daha daha çok hareket edebileceği, daha çok hücum yapabileceği futbol ve basketbol daha çok eğlencilidir. 10 yaşında California’daki Edward asker hava üssüne taşındıktan sonraki okulunda ilk defa bir basketbol takımında oynar.

Ray Allen henüz ilk maçında o kadar iyidir ki onu ilk defa gören takım arkadaşları, izleyen seyirciler büyük bir saygı gösterirler onu tebrik ederek. Maçtan sonra annesi Flora oğluna basketbol için büyük bir yeteneği olduğunu ve bunu kesinlikle harcamaması gerektiğini söyler. Basketbolunu oynarken oğluna beynini de kullanması gerektiğini öğütler anne Flora Allen. Bunun üzerine henüz 10 yaşından itibaren Ernest Hemingway, Mark Twain, Scott Fitzgerald ve John Steinbeck gibi Amerikan yazarlarını okuyan Ray Allen ayrıca annesinin İngiltere hayatından Amerika’ya taşımış olduğu George Orwell, Charles Dickens, Oscar Wilde ve Virginia Woolf gibi isimlerle de saatlerini geçirir basketbol oynamadığı zamanlarda.

ray allen jim calhounBabasının işi nedeniyle sürekli bir yerden başka bir yere taşınmak zorunda olan Ray Allen’nin sürekli sabit kalan bir arkadaş çevresi de olmaz. Her yer gittiği yerde önce yabancı çocuk olarak adlandırılan Ray Allen tam yeni bir çevre kurmuşken başka bir yere taşınmak zorunda kalır.


Bu taşınmalar arasında İngiltere’nin yanında Almanya’nın da olması Ray Allen’in sürekli her yerdeki yabancı olması anlamına gelir ki Amerika’ya döndüklerinde de durum farklı değildir. Siyahi bir çocuk olmasına rağmen askeri disiplin altındaki okullarda ve özellikle de okuduğu kitapların sonrasında çok düzgün bir İngilizce diline sahip olması nedeniyle siyahi arkadaşları tarafından yıllardır “Bir beyaz gibi konuşuyorsun” diyerek de dışlanan Ray Allen’da zamanla obsesif kompulsif bozukluk belirtileri ortaya çıkmaya başlar.

Kitaplarını belli bir sıraya göre düzen, ayakkabı bağcıklarının her ikisini aynı uzunluğa ayarladıktan sonra bağlayan, masa üstündeki eşyaları simetrik olacak şekilde düzelten Ray Allen zamanla basketboldaki şutu için de kusursuz olanı bulmaya çalışır.

Şuta kalktıktan sonra el ve kolu arasındaki mesafenin 120 dereceyle 90 derece arasında olmasını ve topu tutan sağ el parmakları arasındaki mesafenin eşit olması üzerine çalışarak henüz 12 yaşında şutunu geliştiren biri haline gelir. Sadece şutunu değil, top sürüşü, potaya yaklaşımı, oyunun set düzenleri konusunda da kendisini geliştirmek için sürekli çalışır.

Ray Allen 13 yaşında ve boyu 1.85m’yi bulmuşken babası onu askeri üssün “babalar ve çocuklar ve basketbol” etkinliğine götürüp diğer asker babalar ve çocuklar ile maç oynaması ve kaynaşması için askeri spor salonuna götürür. Ancak daha henüz girişteki askeri koruma Ray Allen’in yaşının 16’nın altında olması nedeniyle içeriye giremeyeceğini belirtir. Bunun üzerine babası “Bu çocuğun adını aklında tut, adı Ray Allen. 13 yaşında, burdaki herkesten daha iyi basketbol oynuyor. Ray bir gün NBA şampiyonluğu yüzüğünü takarken sen bir asker emeklisi olarak tek odalı evinde 130 kilo halinle, elinde bira varken yağlı dudaklarınla televizyon koltuğunda onu izleyeceksin” der.

Baba Walter kendisinden daha kıdemli bir askeri görevliye karşı gelmek ve aşağılayıcı sözler söylemek suçu nedeniyle yazılı kınama cezası alır. O gece 13 yaşındaki Ray Allen için babasını mahçup etmemek adına kendi kendisine söz verdiği gecedir, o şampiyonluk yüzüğü takılacaktır.

ray allen boston1993 yılında Ray Allen kız arkadaşı Rosalind Ramsey’in hamile olmasını öğrenmesiyle karanlık günler geçirir. Kariyerini basketbol üzerine kurmuş lise son sınıftaki bir gencin baba olup kendi ailesine bakması için üniversite bursuyla okul ve basketbol eğitimi değil, gerçek bir iş gerekmektedir. Bütün hayallerinin, hayatı için planladığı bütün çizelgesinin üstünden bir silgi geçmiştir ve Ray Allen bir süre kendi hayatıyla ilgili kararı verebilmek için sessiz bölgelerde kendi başına geçirir günlerini.

Doğacak olacak çocuğuna her şeyini vermek ister ama henüz çalışmaya da hazır değildir. Obsesif kompulsif bir kişilik olarak her şeyi düzenli bir şekilde planlamaya çalıştığı 1993 yılının bahar aylarında Ray Allen’ın annesi Flora “Doğacak çocuğunla ilgili her türlü maddi yardımı ben yapacağım, sen bu kısmını düşünme, sadece basketbolunu, çocukluk hayalini düşün, aynı yolda devam et.” diyerek Ray Allen’ın tekrar ayağa kalkıp kaldığı yerden devam etmesini sağlar.

Ray Allen böylece üniversite olarak Connecticut’ı seçer. Koç Jim Calhoun yönetiminde var olduğundan kat kat daha iyi bir oyuncu haline gelir. Ama bu hiç de kolay olmaz. Henüz daha ilk antremanında Ray Allen’ın üzerinde daha tek bir damla ter dahi yoktur. Takımın diğer oyuncularının formaları su içindeyken ve oyucular yerde yerde yatarken. Jim Calhoun bu anda takıma dönerek “ Ray Allen denilen genç adam yeteri kadar çalışmadı, tek bir damla ter yok üstünde, herkes soyunma odasına gitsin. Ray sen bekle, sahanın etrafında 20 tur koş ve sonra 100 turnike ve 200 şut çalışması yapacaksın” der. Ray Allen hepsini tamamladıktan sonra sadece adem elmasının üzerinde ter oluşur.

Ray Allen’in ağır antremana karşı ter akıtmamasının nedeni askeri spor salonlarının klima barındırmaması ve oralarda çalışırken zamanla bir şekilde sıcaklığın yorgunluk vermemesi için vücudunun kazandığı bir karşı koymadır. Ray Allen bunu bilir ve koçuna söylemez ama Ray Allen’in bilmediği koç Jim Calhoun’un bu durumu bildiğidir.

Jim Calhoun daha sonraki röportajlarında kendisine Ray Allen sorulduğunda şöyle cevaplayacaktır: ”Ray benim gördüğüm en zeki oyuncuydu, nasıl hareket etmesini, çalışmasını çok iyi biliyordu. Bütün takıma bir gün sabah 5.30’da antreman olduğunu söylediğimde saat 5.00’de Ray’i salonda şut atarken gördüm. Merakımdan aynı gün salon görevlisinden güvenlik kayıtlarını istedim. Ray salona saat 4.30’da girmişti. Takımın geri kalanı ise 6.15’de gelmeye başlamıştı. O, benim çalıştığım en iyi oyuncu olduğu gibi tanıştığım en iyi insanlardan biridir.”

Ray Allen’in 13 Yaşındaki Kendisine Yazdığı Mektup

Yazımın bu kısmında Ray Allen’in kendi 13 yaşındaki çocukluğuna yazdığı mektubundan aldığım alıntılara yer veriyorum sevgili okur:

“Sabahın bir vaktinde okul servisinden indiğinde önünde yeni bir dünya olacak. Babanın her zaman yeni bir yere taşınması sonrası arkadaşlarına veda edip yeni bir hayata başlayacaksın. Her üç yılda bir yaşamış olacaksın bunu.

Sen, okulda kimsenin bilmediği tek çocuk olacaksın. Zamanının büyük bir bölümünü yeni arkadaşlar edinmek ve iyi bir insan olduğunu göstermek için geçireksin. Bu öyle bir zaman ki herkes birbirini tanıyor ve sen öyle bir yaştasın ki çocuklar sadece… çocuklar sadece sana aşağılık gelecek.

Sen okulda yürürken başka çocukların gruplar oluşturduğunu gördüğünde yalnız ve hiçbir yere ait olmadığını hissedeceksin. Sana karşı dürüst olacağım, bu çocukların hiçbiriyle anlaşamayacaksın; beyaz çocuklarla, siyah çocuklarla, zeki çocuklarla ve aptal çocuklarla, hiçbiriyle.

O bölgeden olmadığın için yıllardır olduğu gibi sen onların düşmanı olacaksın. Oysa basketbol sahalarındaki en iyi çocuk sen olacaksın. Bir gün biri gelip sana “Ray, senin Tanrı vergisi bir şutun var” diyecek. Dinle, bir sonraki şutunun basket olup olmaması Tanrı’nın umrunda değildir. Bir sonraki şutunun basket olması senin çok çalışmana bağlıdır ve bu Tanrı’nın işi değildir.

Bir gün gelecek ve Jim Calhoun ile tanışacaksın. O sana “Ter görmek istiyorum” diyecek ve sen basketbola lanet okuyacaksın. Bu adam seni kıracak, mahvedecek ama bil ki seni olduğundan daha iyi bir insan ve basketbolcu yapacak. Üniversite bittikten sonra kahramanın Michael Jordan’a karşı oynayacaksın. Her 10 şutundan 6 tanesini kaçıracaksın, sana bu oyuna lanet okuyacağını söylemiştim.

Boston’da şampiyonluk kazanacaksın, sonra da Miami’de şampiyon olacaksın. Her iki takımda kişiler farklı olacak ama alışkanlık aynı kalacak. Sır aslında bir sır değildir. Eski bir sıkıcı alışkanlık. Kevin Garnett, Paul Pierce, LeBron James, Dwyane Wade. Hepsi birbirinden farklı insanlar ama onları şampiyon yapan eski sıkıcı alışkanlıklar. O da spor salonuna herkesten önce gelip herkesten sonra ayrılmalarıdır. Ama bir şeyi çok iyi anlamını istiyorum, şampiyonluk son noktadan ibaret değildir. O ödülü kaldırıp başının üstünde tuttuğunda sana karşı söylenmiş bütün sözleri hatırlamandır. Sana kalbimin derinliklerinden bir şey söylemek istiyorum: Hayat, yolculuktan ibarettir, varış noktasından değil.”

Ray Allen, Boston Celtics ile 2008 yılında ilk NBA şampiyonluğunu kazandıktan sonra sağ eliyle bir parmağını, sol eliyle üç parmağını havaya kaldırıp 13 sayısını işaret eder. 13 yaşına hitaben.

ray allen miami

‘’Hayatından geçen bir çok insan seni asla gerçekten tanımayacak, sadece senin yaptığın işi ve dış görünümünü bilecek.’’
Ray Allen


twitter.com/cnrdzh

Kahve kokusu eksilmeyen evde Magic Johnson ve Michael Jordan sayesinde basketbolda kaybolup her iki tadı hayatına katar. Kahvesini David Lynch’in dediği gibi “aysız bir gece kadar siyah” olarak içer. Kahve ve müzikle gününe başlar, basketbol haberlerini en önce okur. Kahve kokusuna sadece kitap kokusunu karıştırır, Tarkovsky, Dostoyevsky, Tchaikovsky ve Kandinsky vazgeçilmezleridir.

    Yorum Yazın