Sir, Yes Sir!

Hiç dinlememiş olsanız Pavarotti’yi ilk defa gördüğünüzde dünya müzik tarihinin en önemli tenoru olduğunu tahmin etmeniz zor olurdu. İngiliz dilinin en büyüleyici eserlerini yazan Polonya doğumlu Joseph Conrad’ın 20 yaşında gemide çalışırken bu dili öğrendiğini bilmeseniz asaletli dili yüzünden kraliyet ailesi üyesi sanırdınız. İşte bu adamında 120 kiloyla basketbolcu, hem de forması iki takım tarafından emekli edilen bir NBA oyuncusu olduğunu, bir kez MVP seçildiğini ve 1.98m boyuyla da pivot dahi oynadığını tahmin edemezsiniz. Sir Charles Barkley.


20 Şubat 1963 yılında Alabama’da dünyaya gelen Charles Barkley’e henüz daha bebekken kansızlık teşhisi konur ve henüz altı haftalıkken kan nakli yapılır ki hayata tutunabilsin. Küçücük bedeni bu savaşı kazanır ve hayata devam eder. Anne ve babası Charles daha konuşmaya başlamadan ayrılır ve Charles’ı annesiyle üvey babası büyütür, bir süre sonra üvey babasının araba kazasında yaşamını yitirmesiyle Charles’ın büyütülmesine annesinin dışında anneannesi de katkı sağlar.

Henüz küçük yaşlardan itibaren iki önemli özelliğiyle bilinir; çok yemek yemesi ve çok basketbol oynaması. Çok basketbol oynaması kendisini lise takımına sokar ama çok yemek yemesi sonucu 1.78 boyundayken 100 kilo olması onu lisedeki ilk iki yılında takımın yedekleri arasına koyar. Ancak son sınıfa geçmeden boyunun 15cm uzayıp 1.93m olması sonucu takımın ilk beşinde yer alır ve 19.1 sayı ile 17.9 ribaund ortalamaları tutturur. Bu yüksek ortalamaları tutturmasına rağmen hiçbir üniversitenin ilgisini çekmez ve lise son sınıfta olması nedeniyle basketbol bursu almasının zor olduğuna inanmaya başlar.

Bu esnada lise takımıyla beraber eyalet şampiyonasının yarı finaline yükselir ve yarı final maçında 26 sayı atarken maçı izleyen Auburn Üniversitesi’nin yardımcı antrenörü Sonny Smith onun için “Rüzgar gibi oynayan şişman bir çocuk” der ve Charles Barkley böylece basketbol bursunu kazanır. 3 yıllık üniversite kariyerinde 14.8 sayı, 9.6 ribaund ortalaması tutturan Charles Barkley 1984 olimpiyatları için milli takım seçmelerine çağrılır ancak olimpiyata giden takımda kendisine yer bulamaz.

1992 yılına kadar ABD, olimpiyat basketbol milli takımına sadece üniversite oyuncularını gönderdiğinden Charles Barkley olimpiyat altını hayalini 1992’deki ilk NBA kadrosu olan Dream Team ile gerçekleştirmiş olacak ve 1996 yılında da bunu tekrarlayacaktır.1984 yılında NBA draftına katılan Charles Barkley, Michael Jordan’ın iki sıra gerisinden beşinci sıradan Philadelphia 76ers tarafından draft edilir ve Julius Erving, Moses Malone ve Maurice Cheeks ile aynı takımda yer alır. Böylece 2000 yılına kadar sürecek olan kariyeri başlamış olur.

Sir Charles Barkley 02Charles Barkley oyun içinde en agresif ve kavgacı oyunculardan biri olarak gözükür. Saha dışında arkadaş canlısı ve oldukça yardımsever olan Charles Barkley saha içindeki bu tutumu için “Oraya kazanmaya çıkıyorsun, bu bir sabah koşusu ya da fitness salonunda spor yapma eylemi değil, bu bir kazanma eylemi. Bana kazanmam için para veriyorlar, kazanmam için bu takımda oynatıyorlar, kazanmayı rakiplerimden daha çok istediğimi göstermek zorundayım” demiştir.

1991 yılında New Jersey deplasmanında oynadıkları maçta tüm maç boyunca kendisine ırkçı sözlerle sataşmada bulunan bir seyirciye artık daha fazla dayanamayan Barkley sinirli bir şekilde adama doğru tükürür ancak salgısı adama değil de hemen yanındaki olayla ve adamla alakası dahi olmayan masum kıza gelir. Bu hareketi yüzünden 10 bin dolar para cezası alan Barkley daha sonra küçük kızdan ve ailesinden özür diler, yemeğe çıkarlar ve aileye bedava maç biletleri verir.

Charles Barkley emekli olduktan sonra en büyük pişmanlığının yaptığı bu tükürük hareketinin olduğunu söyler. Basketbolcuların örnek alınmaması gerektiğini söyleyen Charles Barkley “Basketbolcuların çocuklar için doğru bir örnek olduğunu sanmıyorum, ne yani hapishanelerde smaç yapmasını bilen bir milyon insan var, onları mı örnek alsınlar? Günümüz medyası çocukları ve aileleri çok yanlış yönlendiriyor, iyi bir basketbolcuyu reklamlarda ve çok para kazandığını gören aileler çocuklarının da o seviyeye gelmesini istiyor, en kötüsü de çocuk istemese bile zorla bu havaya sokuluyor. Ama bilmiyorlar ki herkesten bir Michael Jordan çıkmaz” der ve aynı zamanda Nike reklamında da “Beni örnek almayın” sözünü kullanır.

Kumara düşkünlüğü nedeniyle 10 milyon dolar kaybettiğini açıklayan Charles Barkley bunu bilmesine rağmen kumar oynamaktan vazgeçmeyeceğini söyler. Üstelik Las Vegas’ta 6 saat içinde 2.5 milyon dolar kaybetse de kendisini savunan Charles Barkley “Evet kaybediyorum ama kaybedebileceğim bir miktar belirliyorum ve onu kaybediyorum, bunun üzerinde hiç kaybetmedim. Büyük bir sorun değil bence. Eğer alkol ve uyuşturucu bağımlısı olsaydım bu büyük bir sorun olurdu. Kötü bir alışkanlık mı? Evet. Devam edecek miyim? Evet.” der ve ama yine de ekler “Bazen bırakmam gerektiğini düşünüyorum. Kaybettiğim miktar benim için sorun olmasa da bu yine de kumar oynamam gerektiği anlamına gelmez. Eğlenmek için oynuyorum, eğlenmediğim zaman durmam lazım”.

31 Aralık 2008 gecesi arabasıyla kırmızı ışıktan hızlı bir şekilde geçen Charles Barkley polis tarafından durdurulur. Polis memuru NBA yıldızından alkol kokusu gelmesi üzerine alkol testi yapmak ister ancak Charles Barkley kabul etmez ve kan testi alınmasını ister ki araya girip bir detay verelim; eğer olur da polis durdurursa ve size “Üfle” derse siz üflemek zorunda değilsiniz, bu dünyadaki insani ve kanuni bir haktır ancak eğer üflemezseniz o zaman neden olarak “kan testi” alınmasını isteyebilirsiniz ki kan testinde alkol miktarınızın üfleme testine göre daha düşük çıkması çok yüksek ihtimaldir ve yırtarsınız ama bu demek değil ki alkollü araba kullanın, kullanmayınız efendim, arabayı da alkolsüz birine teslim ediniz ve alkollü bir sürücünün arabasında yer almayınız.

Neyse, konumuza dönelim; kan testi alınmak üzere tutulan Charles Barkley ünlü birisi olması yüzünden yine kan testi bekleyen sıradakilerin sıralarını verme önerisini geri çevirir ve saatlerce bekler. Yılbaşı olması nedeniyle merkez doludur. Bu sırada polise ifade veren Charles Barkley kırmızı ışıkta hızlı bir şekilde geçmesine neden olarak yanındaki bayanla oral seks için acele etmesini gösterir. Kan testinde alkol oranı eyalet alkol sınırının iki katı çıkan Charles Barkley 3 gün hapis ve 2 bin dolar para cezası alır.

Sir Charles Barkley 03Barda tartıştığı adamı barın birinci katından aşağıya attıktan sonra mahkemeye çıkmak zorunda kalan Barkley, hakimin “Pişman mısın?” sorusuna “Evet, o herifi daha üst katların birinden aşağıya atmadığım için pişmanım” şeklinde cevap verir.

Üniversiteden mezun olmadan NBA’ye adım atmasını eleştirenlere “Benim bitirmediğim üniversiteden iki kişi şu anda benim için çalışıyor, onların benim altımda çalışması için benim üniversitede 20 sayı atıp 10 ribaund almam yeterli oldu, onların bu yetenekleri yoktu” diyen Charles Barkley bir NBA All Star maçı öncesinde de “Bu oynayanlara iyi bakın, Amerika’nın siyah tenli milyonerlerinin yarısı bugün All Star maçında oynayacak, bunu bir daha göremezsiniz” der.

Dwight Howard için “Eğer benim onun gibi bir vücudum olsaydı sokakta gezer ve sinirime dokunanları döverdim”,

Reggie Miller için “Yüksek çözünürlü televizyon aldım, almaz olaydım, Reggie Miller’in lanet olası kulakları daha da büyük gözüküyor”, kiloları için de “Diyorlar ki bir kamera insanı 10 kilo daha fazla gösterirmiş, sevgili izleyiciler şu anda bana odaklanmış 6 kamera var” sözlerini kullanmıştır.

Atletik, savaşan ve zeki yapısını hem salonda, hem salon dışında hem de konuşmalarında gösteren Charles Barkley kendisine yapılan DNA testi sonucu %75 afrikalı, %14 kızılderili ve %11 avrupalı çıkar. Türlerin karışımı sonucu izlerken keyif aldığımız “Sir” olur kendisi.

Sir Charles Barkley 04

“Bu reklamını yaptığım ayakkabılara iyi bakın. Bunlar benim yeni basketbol ayakkabılarım. Gerçekten çok güzel ayakkabılar bunlar. Sizi benim kadar zengin yapmazlar, benim gibi ribaund almanızı sağlamazlar, kesinlikle sizi benim gibi yakışIklı yapmazlar. Sadece benim giydiğim ayakkabıların aynısını giyersiniz.”
Charles Barkley


twitter.com/cnrdzh

 

Kahve kokusu eksilmeyen evde Magic Johnson ve Michael Jordan sayesinde basketbolda kaybolup her iki tadı hayatına katar. Kahvesini David Lynch’in dediği gibi “aysız bir gece kadar siyah” olarak içer. Kahve ve müzikle gününe başlar, basketbol haberlerini en önce okur. Kahve kokusuna sadece kitap kokusunu karıştırır, Tarkovsky, Dostoyevsky, Tchaikovsky ve Kandinsky vazgeçilmezleridir.