French Press Nasıl Hazırlanır

french-press

French Press veya cafetiere;  duruşuyla, şekliyle, işleviyle ve görüntüsüyle en havalı kahve yapma aletidir, bir espresso makinesinin, bir cezvenin veya bir moka potun çok ötesindedir bu özellikleriyle. Hatta insanları birbirine bağlamada çok büyük etkisi vardır. Başlayalım anlatmaya o zaman.


Okurken yazarın bu yazıya özel hazırladığı çalma listesini dinleyebilirsiniz

Efendim şimdi öncelikle diğer kahve yapan aletler gibi bu alet de kahveye ihtiyaca duyar ama bunun yanında sadece sıcak su yeterlidir. Yani kahve makineleri, moka potlar, cezveler gibi elektriğe veya ocağa ihtiyaç duymaz. İstediğiniz yere götürebilirsiniz. Evinizin herhangi bir köşesinde baş başa kalabilir veya iş yerinde elinizde gezdirebilirsiniz ki işte tam da bu iş yerinde gezdirirken insanlar size bakmakla kalmayacak, elinizdekinin ne olduğunu soracak ve siz de geniş kahve kültürünüzü bu şekilde insanlara yayabileceksiniz.

Bununla kalmaz 40 yıllık hatırı olan kahveyi hemen oracıkta yapabilirsiniz. Sonra o kahveyi yaptığınız kişilerden biriyle daha da yakınlaşabilirsiniz. Bu yakınlaşmanın ötesinde kırmızı şarabın içileceği bir akşam yemeği ve sonrasında… hmmm tamam konuya dönelim, neredeydik… evet French Press.

Şimdi bu güzelin kökeni, yani daha en kökü, başlangıcı, Fransızların kahve çekirdeklerini kırıp üstüne sıcak su ekledikten sonra üstte kalan kahve parçacıklarını aşağıya itmesiyle ortaya çıkmıştır. Başlangıçta küçük bakır tencerelerde hatta bardaklarda dahi yapılması artık zamanla bir biçim, şekil ve kalıp gerektirmekteydi. Eee tabi bu konudaki ilk adımın da tasarımın en önemli olduğu ülkelerin birinden, yani İtalya’dan gelmesi de kaçınılmazdı.

1929 yılında Milanolu tasarımcı Attilio Calimani ilk French Press dizaynını yapar. Bu arada İtalyanlar French Press demezler, “caffettiera a stantuffo” derler. Fransızlar da aslında “cafetière à piston” derler. Dünyaya French Press ismiyle yayılmaya başlamasının nedeni 1958 yılında Faliero Bondanini’nın son rütuşları yapıpk artık bu güzelim aleti bir kalıba sokarak Fransa’daki fabrikada üretime geçmesi ve buradan dünyaya yayılması sonucu olmuştur. Şu anda artık neredeyse tüm dünyada farklı boyutlarda olanları satılmaktadır.


Çalışma metodu çok basittir. French Press içerisine koyduğunuz kahvenin üzerine sıcak su ekledikten bir süre sonra üstündeki aparatı aşağıya doğru pres ederek kahvenizi içime hazır hale getirmiş oluyorsunuz. Ama işte bütün bunları yaparken işin sanatı ortaya çıkıyor. Aletinizin içine koyacağınız kahvenin miktarı ve boyutu, suyun sıcaklığı ve bekleme süresi tam bir disiplin gerektiren çalışmadır, yoksa gerçekten hakkını vermemiş olursunuz.

French Press 02Öncelikle elbette French Press aletimizi ve içeceğimiz kahvenin bardağını ısıtyoruz. Bu buharla olur, sıcak suyla olur, hangisi o anda elinizde varsa ama kesinlikle oda ısısından daha sıcak bir kıvama getiriyoruz. Zaten bu içeceklerin de genel kuralıdır, eğer ki sıcak bir içecek içecekseniz önce o bardak ısıtılır, soğuk bir içecek içecekseniz de bardak öncelikle soğuk sudan geçirilir.Bu, oda ısısındaki bardağın, sıcak içeceğinizi veya soğuk içeceğinizi doğal olmayan ani bir şokla ısıtıp veya soğutmasını engellemek ve içeceğinizin kalitesini korumak için gereklidir.

Gelelim kahvemizi hazırlamaya. Kahve miktarı için zaten French Press satın aldığınızda içinde çıkan ölçekle ayarlama yapabilirsiniz. Oldu da ölçeği kaybettiniz, o zaman bir kişi için bir yemek kaşığı olarak da ayarlayabilirsiniz. Boyutuna göre de suyu koyabiliyorsunuz ki tek kişilik aldıysanız ona göre suyunu ayarlayabilirsiniz, 3 kişilik en çok tercih edilen model varsa suyunu 3 kişilik için sonuna kadar koyarak, daha az kişi içinse göz kararı olarak bir ayar yapabilirsiniz alıştıktan sonra.

Ama bu işin püf noktası da matematiğidir. Mesela 250 ml alan bir bardakta içecekseniz kahvenizi o zaman 25 gram kahve koyunuz, yani kahve ağırlığı, suyun hacminin 1/10’u olmak zorundadır güzel bir kıvam için. Her zaman her kahve için bu oran aynı değildir ama tam da bu oran genelde bir kahve yapımı için en uygun olanıdır. Kahve boyutu ise öğütücünüz yapabildiği kadar en kalını olmalıdır, yani coarse olanı olmalı. Büyük parçalar halinde olmalıdır kahveniz.

O yüzden oldu da çok büyük bir hata yapıp hazır öğütülmüş kahve alırsanız (sakın sakın) bunu bir espresso makinesinde veya bir moka potta içebilirsiniz ama kesinlikle French Press içerisinde kullanmayınız. Çünkü her ne kadar onların paketinde French Press (cafetiere) işaretiyle uygundur ibaresi olsa da kesinlikle bu alette kullanılabilecek büyüklükte değildir ki zaten önceden öğütülmüş kahve almayarak böyle bir dertle de uğraşmamış oluyoruz. Gelelim suyun sıcaklağına.

Suyun sıcaklığı 85 santigrat derecenin üstünde olmamalı. Su kaynadı diye hemen kahvenize eklemeyin. Derecesini kesinlikle ölçün, en iyi su 80-85 derecede olandır kahveniz için. Bir dereceniz yoksa elinizde, suyunuzu kaynamadan önceki halinde kullanabilirsiniz. Kaynayan suda kahveniz yanar, orta sıcaklıkta ise kahvenizin aroması su içerisinde iyi çözülemez. Suyumuzu yavaş yavaş tüm kahve taneciklerine dokunacak şekilde French Press içerisine boşaltıyoruz.

Bu esnada iki taktik vardır, hangisini isterseniz uygulayabilirsiniz. İlk taktik önce French Pressi ortasına kadar suyla doldurup tahta bir kaşıkla (tahta efendim, lütfen, metalle sıcak bir içecek zaten karıştırılmaz, metalin elementlerini içeceğiniz içine almayınız lütfen, hem sağlık, hem tat bozar) bir kere karıştırıp sonra su koyma işlemini tamamlamak. İkinci taktik ise suyu koyarken saat yönünde veya saat yönünün tersine bir şekilde her bir kahve parçacığını ıslatarak doldurmak.

Su koyma işlemini tamamladıktan sonra 4 dakika bekliyoruz. Ne az, ne de çok, tam 4 dakika. Neden mi illa 4 dakika. 4 dakika kahvenin tamamiyle sıcak su içinde çözülmesi için geçen süredir. Eğer 4 dakika geçerse sıcak suda kahveniz demlenmeye devam edeceği için aromasından sonra artık yanmaya devam edecektir ve acı bir tat bırakacaktır. 4 dakikadan az olursa da aromanın tamamı çözülmemiş olacağından kahvenizin tadı tam olmayacaktır. Hadi bu kadar katı kuralcı olmayalım, 3-4  dakika arası diyelim ama bu zamandan ne az ne fazla kuralını bozmamalıyız.

Bekleme süremiz  tamamlanınca hafifçe bir şekilde üst kısımda yer alan pistonu aşağıya doğru itiyoruz. Kahve miktarına göre bazen daha ağır bir inişi olabilir pistonun ama inanın ki yanınızda biri varsa kesinlikle o kişi de pistonu indirmek isteyecektir, ayrı bir havası da var bu işin. Piston tamamen aşağıya indikten sonra hiç beklemeden kahvemizi bardağa boşaltıyoruz ve keyfini çıkartıyoruz.

French Press 03Hangi kahve türleri, çeşitleri uygundur derseniz, kısaca hepsi diyebilirim. Bir filtreleme sistemi olmadığı için zaten kahvenin bütün tadını kaybetmeden alabiliyorsunuz. Ben daha çok medium ve dark roast kahveler üzerinde kullanıyorum. Light veya mild denilen kahve kavurma dereceleri bana çok hafif geldiği için yoğunluğunu hissetmediğimden çok da başvurduğum bir tür değildir.

En güzel tat alabilecek kahveler ise efendim elbette Jamaica Blue Mountain kahvesi, ötesi yok. Bu kahveden aldığınız lezzeti, zevki ve şehveti başka hiçbir kahveden alamazsınız ama bu kahvenin yaşattığı hazzı anlatmak iki üç cümleyle olacak iş değil. Bunun dışında Ethiopia Yirgacheffe kahvesi de yoğun aromasıyla kesinlikle çok güzel bir tercih olur ki tavsiyem siz kahvenizi öğüttükten sonra yanınızdaki kişiye de yapıyorsanız o öğütülmüş kahveyi bir koklatın, zaten o andan itibaren keyfini çıkarmaya başlıyorsunuz. Burada parantez açıyorum, (Ethiopia Yirgacheffe en güzel moka potta oluyor, bunun hakkını vermek lazım).

San Agustin Colombia kahvesinde yer alan zengin fındıksı ve ipeksi tatlılığı da hiç lezzetini yitirmeden French Press ile yaşayabilirsiniz. Bir de Monsoon Malabar var ki, zaten asit miktarı neredeyse yok olan bu kahveyi çok yoğun bir aroma tadıyla yaşayabilirsiniz. Bunlar başta olmak üzere birçok kahve türünü lezzet kaybetmeden French Press üzerinde uygulayabilirsiniz.

Ha derseniz ki “Dostum hiç Hacienda La Esmeralda, Kopi Luwak ve St. Helena gibi kahvelerden bahsetmedin”, ha o zaman ben de derim ki “Bunlar VIP, bunları ayrı konuşalım”.

Ufak bir dipnot eklemek lazım. Bu güzelim French Pressi aynı zamanda çay yapmak için de kullanabilirsiniz. Elbette poşet çaydan uzak duruyoruz, poşetin vermiş olduğu kanserimsi maddelerden dolayı, o zaman elimizdeki çay yapraklarını, tohumlarını, dallarını veya meyvelerini French Press içerisine koyup, yine 80-85 derece arası suda 4-5 dakika arası bekletiyoruz ve pistonla presliyoruz. Kahve dışında çay tutkunları için de oldukça kullanışlı olduğu açıkça ortada.

Sitemizin yazar dostlarından Ömer bir moka pot aşığı ve moka potunu kahve hayatının en önemli noktası haline getirmişse de, Hakan da en iyi çalışan makineyi bulmak için defalarca makinelerin sınırlarını zorlayıp yangınlar çıkartarak sürekli değiştirdikten sonra hiç bozulmayan kahve makinesini bulmuşsa da, arkadaş, ben French Pressimle ve bana yardımcı olduğu insan ilişkilerimle oldukça mutluyum.

French Press 04


“Kötü bir kahve bile hiç kahve olmamasından daha iyidir”.
David Lynch

Kahve kokusu eksilmeyen evde Magic Johnson ve Michael Jordan sayesinde basketbolda kaybolup her iki tadı hayatına katar. Kahvesini David Lynch’in dediği gibi “aysız bir gece kadar siyah” olarak içer. Kahve ve müzikle gününe başlar, basketbol haberlerini en önce okur. Kahve kokusuna sadece kitap kokusunu karıştırır, Tarkovsky, Dostoyevsky, Tchaikovsky ve Kandinsky vazgeçilmezleridir.

    avatar
      Subscribe  
    Bilgilendirme
    Omer Demir

    French Press French Kiss’e dogru giderken iyi toparlamissin Caner :))) bir de malabarin fp’i harika gercekten…

    Bu kişinin diğer yorumları
    okuyorumpaylasiyorum
    Ziyaretçi

    Şimdi ben bir kahve dükkanına gidip french pres için ne tür bir kahve ve ne büyüklükte öğütülmesini istemeliyim? Birde bir marka önerirsiniz iyi olur o french press’i almayı düşünebilirim. Bu arada moka pot içinde yine bir kahve dükkanına uğradığımda ne tür bir kahve ve ne büyüklükte öğütülmesini istemeliyim? Şimdilik french press ile böyle bir giriş yapsam iyi olacak sanırım.

    Bu kişinin diğer yorumları